existanzcancer

Apr 29 2009

Her Birşey….

Ben seni ne zaman sevdim,
tutuldu cümlelerim,
kalemimde inceden bir sızı.
İsminin yerine koyduğum zamirlerle başa çıkamadan,
tüm işaret sıfatlarım küstü kağıtlara…
Hangi yükleme denk getirsem diye düşünürken,
hislerime tercüman olan,
tek bir fiilden öteye geçmiyor yazdıklarım.
Ruhumda inceden bir esinti;
nefes aldığımı hissediyorum.
Gerçi seni gördüm kör oldum
ama umrumda mı sanıyorsun…
Zehir desen elimden, gık dersem namerdim.

Sevdamın nöbetini tutuyorum,
yüreğim ellerinde.
Karda, kışta, yağmurda, baharda,
ayazda, denizde, karada ve daima…
Adınla başlayan tüm vuslatlara uğur getirdin,
uğurlar olsun tüm hazin sonlara…
Usumun en uslu yerlerinde
ve yüreğimin en sabırlı haliyle direniyorum
tüm ellerinsiz vakitlere…
Ellerim, gözlerim kelepçelerde…

Yüreğinden dökülenlerle her açışımda gözlerimi,
sabahlarımın şiirisin.
Her “günaydın” bu kadar anlamlı değildi senden önce
ve bir çok “hoşçakal” kayıtlıydı
dilimin sorumsuz bir haznesinde.
Ayrılığın selası çoktan verildi sevgilim
ve kaldırıp attım ümitsizlikleri…
Onlarsız yaşamak ne güzel değil mi?

İçime geçtiğin gibi
çarçabuk geçti zaman.
Olmadığın her zerreme küsmüş ilkbahar,
sensizken kendimden geçiyor miyadım…
Küçücük bir çukurdan baktığım,
koskoca gökyüzü gibi sevgin,
kaybolmaya mecalim varken üstelik,
kırk yılda bir gibi…


Söylemeden biliyorum artık seni,
soru işaretsiz seyrediyorum.
Bütün az’larımı seninle çoğaltıyorum gururla.
Aynı hikayenin, aynı cümlelerinde,
aynı sevdayı taşıyoruz anlam diye…
Gizli öznesi belli bir cümle kuruyorum şimdi,
“Seni seviyorum” diyorum
ve öznesinin yüreğinde olduğunu biliyorum.

Apr 28 2009

N’olacak halim..

İşte böyle bazen nerden eserse essin, rüzgar her fırsatta can yakar. Bak kaç yaşıma geldim hala yaralanmamayı öğrenemedim. Bir yanım sanki hep kanayacakmış izlenimi veriyor bana, öylesine hazır ki kırılmaya, yokolmaya belki, belkide vurulmaya, susmaya.. Gittim gitmedim, kalmadım başımı eğdim, kal dediler tükettim.. “Git..” dedim sustu, “e gel..” dedim bitti… Ben de “bu devri devranın….” diye başlayan tüm cümleleri yoluna serdim kabul et öyleyse.. Sonra birden büyük bir fırtına, şaka gibi.. Şimdi başka cümleler kuruyorum belki, anımsamıyorum belki, belki hiç olmadı da kimbilir. Neresinden bakarsan bak kan revan içinde her bir yerim. Yine sessizliklerle dolu konuşmalar, yine bir ton kalp kırıklığı, yine serzeniş yüklü bulutlar, yine keşkeler ki sanki her biri bana özel online pişmanlıklar. Şarkılar hala mutsuz içimde, kendilerine bir yer bulamadan ölüp gidecekler belkide, sahi bir şarkımız bile olmadı bizim değil mi? Sonunda ölüm olmasa bu hayata katlanır mıydım bilmiyorum, şu saatten sonra hangi eskileri anımsayıp ders alınır bilmiyorum, bunların çaresi var mı bilmiyorum, keşke başka türlü olsa mıydı bazı şeyler bilmiyorum, tüm bunların içinde ne olacak bu halim bilmiyorum.. Bu durumlarda şiir yazmalı, yazmamalı belkide onu da bilmiyorum.. Hiç gelmesende içimde kaldın, adı olmayan şikayetler, ya da dermanı ne bileyim.. Başını dik tutmayan sevdaların eşiğine sığınası kendim, büyümenin önemini bilmeden, beceremeden, kendine gelemeden.. Yiten, giden, bi-ten..


Sorma ne oldu diye, dedim ya;

Apr 21 2009

Zor mu….

aşkın kutsallığına inanıp,
aşk adına savaşmama ahmaklığını gösterecek değilim…
öyle ya sevginin matematiksel bir ispatı yok ki,
işte sevgimin ispatı diyeyim…
yahut güvenin inancın formülü yok ki,
biraz un biraz da şeker katıp
al işte güven, al işte inanç diyeyim…
kudretli sevmelerin eşiğinde,
aşk beşiğim sallanmakta
bir fotoğraf yalnızlığındayım, hareket edememecesine…
çığlığım, martının kanadından kopmuş tüy misali
süzülüyor, süzülüyor, süzülüyor…
hiç durmamacasına…
ben artık yürüyebiliyorum ki, uyandım aşk
sallama beşiği daha fazla…
en güzel duygumla çalıyorum kapını,
hadi artık duyur bana sesini :
”kapı açık, gir içeri…”

demek zor mu?

Apr 08 2009
.ne yapmalıydım sensizken?
Bir dramın başrol oyuncusu yapılmak istenen beni,
komedinin kahramanı olan sana, teslim mi edecektim..
Hiç bir zaman birleşmeyecek bu oyunların
perdelerini saymayacağım artık..

+

Sus…

Koştum bir nefesten arta kalanlarıyla
son umut son adım son sabahmış gibi sana .
Koştum sırası verilmiş ölümlerden arda kalanlarıyla,
bir isim ötesinden yazılacak tüm hikayelerin
sahtakar bakışlı bir perisi gibi masum yüzümle ,
kanatlarımı kanatmışlardı
kana bıcak sallamışlardı
tedirgin gözlerimi sorguda bırakmış gibi,
sen sus ben bildiğim kadar yaşayayım seni
sen sus ben anlatayım seni
sen sus usul usul dinle sensizliğimi ,
anlatılacak kelimelerim bittiğinden
saçlarımı suçlarım gibi topluyorum
sağdan yatırıyorum
solda umudumun üstüne
bu yüreğe inanıyorsan
o bıraktığın değil şimdi sessizliği dinliyorum
ne olur bir kelime olsun sus
seviyorum artık sensizliği

+
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Page 1 of 1